4 Mayıs 2016 Çarşamba

3 YIL SONRA KARADAYIZ...

İstanbul'da duran bir tekne için 3 yıl çok uzun bir süre, karaya alınıp altı temizlenmeden kullanmak için. Ancak, geçtiğimiz yıl, Marmara dışı bir yolculuk planlamadığımız ve biraz da ihmal ettiğimiz için iş bu seneye kaldı. Tam 2 sezon geçti, buçukları da katarsak neredeyse 3. yılımızda karaya çıktık.



























Teknenin altı, 6 yıl önce ilk satın aldığımızda karaya çıkışımıza göre çok daha iyi durumdaydı. Aslında, hata bizde oldu. Geçen yazdan sonra, yani bu kış tekneyi Kasım başında Tuzla marinaya aldıktan sonra tekneyi hemen hemen hiç çıkartmadık. Zaman ve başka nedenler yüzünden ihmalimiz teknenin altının daha da kötüleşmesine neden oldu. Gerçi, her durumda bu yıl temizlik istiyordu.
 
3 yıl önce kullandığımız (Petite-USA) marka zehirli boya gerçekten çok memnun kaldığımız bir ürün idi. Ancak ne yazık ki artık Türkiye'ye gelmiyor sanırım. Cemal Kaptan bizim için yeterli miktar ayırmıştı. Aynı marka boya ile boyandı. Bu arada kuyruk yağı ve tutyalar değişti. Sail-Drive ile pervane arasındaki keçe, yağ sızdırmaya başlamıştı. Biz aldıktan sonra hiç değiştirmemiştik, 6.sezonda artık değişmesi gerekiyordu. O keçe değişti. Sail-Drive'ın körüğü kontrol edildi. Volvo kitapçığına göre, 7 yılda bir bu körüğün de yenilenmesi gerekli ama bizim körük sapasağlamdı. Hiç dokunmadık. Sail-Drive üzerindeki deniz suyu emiş kanalları temizlendi, içinden her türlü mahlukat çıktı. Ve sonunda denize tekrar kavuştu....
 
 



 
 


 
 
 
Bu arada, Tuzla Viaport Marina yetkilileri, başta Marina Müdürü Mehmet Bey olmak üzere bize çok yardımcı oldular, kendilerine teşekkür ederiz. İşi bağlanma limanımız olan Tuzla'da halletmek pratik ve rahat oldu doğrusu.

2 Ocak 2016 Cumartesi

TEKİRDAĞ LİMANI

Daha önceden de yazmıştım; Marmara yatçılar için gerçekten çok güzel imkanlara sahip olabilecekken, özellikle kış mevsiminde hepimiz İstanbul çevresinde "volta" atıp duruyoruz. Bunun bir kaç nedeni var;

1- Havalar soğuk, insanın bir şey yapası gelmiyor,
2- Günler kısa, hemen hava kararıyor, heves kursakta kalıyor,
3- Sert havalar çoğunlukta,
4- ...ve hep aynı yerlere kısa geziler yapıyoruz. İnsan bıkıyor.

Halbuki, Marmara'da yeterli keyif, konfor ve güvenliği verebilecek İstanbul çevresindeki marinalar dışında da bir kaç liman olsa buralara özellikle tatiller ile birleştirilmiş kısa kış gezileri yapmak inanılmaz keyifli olacak.

Bu yerlerden bir de Tekirdağ. Geçenlerde yolum Tekirdağ'a düştü. Senelerdir araba ile hep gelip geçerim, içine girmek pek kısmet olmamıştı. Bu sefer kararlıydım, "yat limanı" olarak bahsedilen yere gidip bakacaktım ve öylede yaptım.
Yeni çevre yolundan değilde, içinden (kıyı yolu) geçerek İstanbul çıkışına doğru ilerlerseniz, Otogar kavşağına gelmeden sağdan bu limana inilebiliyor. Hatta araçla teknelerin bulunduğu kısma kadar giriliyor. Aracı park edip şöyle bir dolaştım. Çok uzun bir mendirek var ve içine sanırım iki bölüm yapılmış. Benim araçla girdiğim yerde küçük tekneler, bir kaç yelkenli ve motoryat bağlıydı (sandalları saymıyorum). Yazın özellikle güneye giderken kuzeyli rota izleyenler için güzel bir mola yeri olabilir. Ama hiç bir yatırım (liman dışında) yapılmamış. Ne elektrik var ne su. Altyapı diye bir şey yok. Bağlı tekneler belli ki Tekirdağ'da veya cıvarda yaşayanların tekneleri.
Küçük bir kulübede liman ile ilgilendiğini söyleyen Hüseyin Bey ile konuştuk. Bir kaç ihale yapıldığını ancak sonuç alınmadığını, yeni bir işletme ihalesi daha olacağını söyledi. Eğer bu yapılırsa ve biraz masrafla güzel bir haftasonu gezi rotası veya uğrak yeri olabilir. Hüseyin Bey, yolu düşenlere yardımcı olabileceğini ve bağlama yeri sıkıntısının pek olmadığını söyledi. İhtiyacı olabileceklerin Hüseyin Bey'e ulaşabilecekleri numara; 0535-8416685.

2 Kasım 2015 Pazartesi

TUZLA VIAPORT MARİNE'DE İLK GÜN BATIMI...

5 yıllık Pendik MarinTürk misafirliğinden sonra, Tuzla Viaport Marine'deki geçici yerimize bağlandık. Marina henüz yeni olduğundan teknelerin yerleri değişmekte. Şu an J-pontonuna bağlandık. Tonoz halatları henüz atılmadığı için kalıcı yerimize yaklaşık 10 gün sonra taşınabileceğiz. O yüzden bağlama düzeneklerimizi kurmadık. Şimdilik geçici koltuk halatları ile bağlıyız. Yeni yerimiz, aşağıdaki resimde görünen taraftaki pontonlardan biri olacak.

 
Tuzla'da ilk gün batımı

İlk izlenimlerimizden bahsedecek olursak;

- Marina personeli çok güler yüzlü ve işinin ehli. Şimdilik marin ofis de geçici yerinde hizmet veriyor. Pendik de ilk açıldığında aynı durumdaydı.
- Tekne sahiplerinin kullanımına ayrılan duş-tuvaletler son derece temiz ve bakımlı.
- Çamaşırhane faal. Çamaşır ve kurutma makinesi gayet güzel,
- Pontonlara hem parmak izi ile hem de parmak okutularak girilebiliyor, ancak yine içerden dışarı çıkmak için kart veya parmak izine ihtiyaç var. Bu emniyet açısından çok riskli. Acil durumda içerden dışarı çıkmak için mutlaka acil durum butonu olmalı, defalarca söylememize rağmen Pendik Marina da bu ihtiyacı dikkate almamıştı.
- Yüzer pontonları sabitlemek için değişik bir teknik kullanılmış. Dibe bağlı değiller. Yaklaşık 10-15m'de bir dibe çakılmış kazıklara sabitlenmişler, bu güzel bir teknik. Zira, pontonu dibe bağlayan halatlar bazen çapariz yaratıyordu,
- Pontonlardaki pedestallar'de standart 32A'lik bağlantı kullanılıyor. Bizim sahil besleme kablomuz 16A'e göre olduğundan ucunu değiştirmek yerine adaptör almayı tercih ettik (25 Euro),
- Tekne sahiplerine özel otopark olduğundan AVM tarafına gelen kalabalık ile karışıklık yaşamıyorsunuz,
- AVM'si gerçekten büyük, açık şekilde inşa edilmiş, oldukça fazla yiyecek satan dükkan ve çeşitli mağazalar var. Bir de ünlü bir markanın içinde "her şey" satılan marketi var. Pendik'te özellikle içki ve sigara bulmakta hem biz hem de konuklarımız çok sorun yaşıyorduk.
- AVM'nin kara tarafına yapılan tema parkında çeşitli oyun aletleri var. Çocuklar ile güzel bir gün geçirilebilir. Bir de sinema kompleksi yapılıyor ama bu gidişle otoparklar yetmeyecek, arttırılması lazım.

Şimdilik kısaca izlenimlerimiz bunlar. Yaşadıkça yeni bilgileri de paylaşacağız.

22 Ekim 2015 Perşembe

PENDİK'DEN AYRILIK VAKTİ...!

Sevgili Denizci dostlar,

5 yıldan fazla bir süredir bize ev sahipliği yapan Pendik MarinTürk Marina'dan kontratımızın sonu geldiğinden ve yeni koşullarda da anlaşamadığımız için 24 Ekim'de ayrılıyoruz. Yeni yuvamız Tuzla Viaport Marina olacak. Bu marina ile ilgili görüş ve düşüncelerimiz taşındıktan sonra burada sizlerle paylaşacağız.
Görüşmek üzere...

27 Mart 2015 Cuma

BAVARIA 310-302 ELEKTRİK PANELİ BAĞLANTISI


 
Bavaria'nın bazı modellerinde kullanılan 301-302 kod'lu elektrik panoları

Bilindiği gibi bazı üreticilerin kullandığı elektrik panolarında kullanıcıların çeşitli cihazları bağlamaları için ayrılmış boş düğme/anahtar'lar vardır. BORAL'daki elektrik dağıtım panosu yukardaki fotoğraftaki gibi. Bunun bir de pdf formatında dokümanı var, web'den aratırsanız bulup indirebilirsiniz.
Konumuz bu panoda kullanıcıların ihtiyaçları için ayrılmış boş fonksiyon tuşları (Aşağıdaki resimde sarı ok ile gösterilen F1...F5'e kadar 5 adet tuş). Bize gelen bazı sorularda blog'da anlattığımız bazı elektriksel bağlantıları nasıl bu panelden yönettiğimiz (açıp kapattığımız) sorulmakta.



Panelin sol tarafının yakın görüntüsü üstteki gibi. Bu kısmı, resimde sağda kırmızı oklar ile gösterilen vidaları gevşeterek açabilirsiniz. Çok dikkatli ve yavaş açmanızı öneririz, arka bağlantıların kopması yada soketlerin yerinden çıkması olası. Arka tarafta devre plakası üzerinde, yanında hangi anahtara ait olduğunun yazılı olduğu (F!, F2 vb) soketler göreceksiniz. Bu soketlere gerilim vermek istediğiniz kablonun Artı (+, pozitif) kablosunu, kablonun ucuna uygun pabuç takarak geçiriniz. Eksi (-,negatif) uç, tüm anahtarlar için ortak ve devre plakasının en alt ortasında büyük bir vidaya bağlı, hemen göreceksiniz.
Böylelikle o anahtara bağladığınız kablo, anahtara bastığınızda 12V gerilimi istediğiniz cihaz yada lambaya iletecektir.
Panel'in arkasında her anahtara ait bıçak sigortalar var. Dolayısıyla bağlayacağınız alet için ayrıca sigorta koymanıza gerek yok. Ancak, kullanacağınız cihazın çekeceği akım önemli, çünkü bu sigortalar farklı akımlara göre ayarlanmış. Bizim panelde F1, F2, F3 tuşları max.5A, F4 15A ve F5 ise 20A kapasiteye sahip. Bu değerler yukarda belirttiğim kullanma kılavuzunda bir tabloda belirtilmiş.
Şu anda bizim panelde F1, kamara içine taktığımız ilave şerit LED ışık grubunu, F2 ise havuzluk masası altına taktığımız şerit LED grubunu yakıp söndürüyor. F3'de havuzluk 12V prizinin kontrolü ve tv kuvvetlendiricisi bağlı. F4 autopilot tarafından kullanılıyor. F5 de ise müzik sistemi bağlı.

20 Mart 2015 Cuma

ANTEN PROBLEMİ BİTTİ..!

Pendik Marina'da bilindiği gibi pedestallarda kablolu tv yayını var. Teknede anten olmadan bir kablo ile tv bağlantısı yaparak pek çok yerli-yabancı kanalı izleyebiliyorsunuz. Özellikle kış aylarında teknede kaldığımızda güzel bir keyif yapmak istiyor insan tv karşısında. Ancak, biz ponton'un sonlarına doğru bağlı olduğumuzdan bizim pedestal'a gelen yayın oldukça zayıflıyor ve tv, hem bazı kanalları göstermiyor hem de alabildiklerini de karlı ve kötü kalite gösteriyordu. Uzun zamandır buna bir çözüm düşünüyorduk ama bulamamıştık.
En sonunda bir çözüm ürettik;


Parmak kuvvetlendirici ve besleme kutusu
 
Araştırmalarımız sonucu "parmak kuvvetlendirici" tabir edilen sol şekilde gördüğünüz geniş-band'lı kuvvetlendiricilerin piyasada satıldığını öğrendik. Bunlar özellikle çanak antenlerde uzun kablo kayıplarını gidermek için LNB'nin çıkışına takılıyormuş. Ancak, kuvvetlendirme yapabilmesi için 12V beslemeye ihtiyacı var. Sağdaki resimde ise, eskiden çatı antenlerimizde kullandığımız kuvvetlendiriciler vardı, bunların tv'nin yanına koyup 220V prize taktığımız besleme kutuları olurdu, böyle bir kutuya ihtiyaç vardı. Kuvvetlendiriciyi Karaköy'den 15TL'ye aldık. Besleme kaynağını da internett'ten bulduk. O da kargo dahil 15TL'ye geldi.
Parmak kuvvetlendiriciyi pedestal'ın üzerindeki kablolu tv fişine takıyorsunuz, TV'ye giden kabloyu da diğer ucuna. Bu kısım kolay. Esas konu kuvvetlendiriciye besleme gerilimini sağlayacak kutuyu konumlandırmak. Hem tv'ye giden kablonun yolu üzerinde duracak hem de bulunduğu yerde 12 veya 220V olacak..!
220V kullanmak hoşumuza gitmediği için, kutuyu açıp trafosunu iptal ettik. Trafo çıkışında doğrultma diyodu var, hemen onun çıkışına kablo lehimleyip kutuyu 12V ile çalışır hale getirdik. Anten kablosu, kıç kamarada, yatak altından geçiyor. Buradan havuzluk aydınlatması için kullandığımız 12V'un kablosu da geçiyor ve bir ucu da elektrik panosuna bağlı. O kablodan da 12V temin ettik. Anten kablosunu kesip kutuyu araya seri bağladık. Böylece pedestal'daki kuvvetlendiriciye 12V da gitti. Tv'yi açıp kanalları tarattığımızda mevcut bütün kanalları "Cam" gibi izlemeye başladık.
Burada fazla uzun olmasın diye bazı detayları yazamadık, eğer böyle bir düzeneğe ihtiyacı olanlar varsa bizimle temasa geçebilir, kendilerine memnuniyetle yardımcı oluruz.
Artık yerli-yabancı yaklaşık 20 kanalı pırıl-pırıl izleyebiliyoruz.

1 Şubat 2015 Pazar

İSTANBUL'DA LODOS

Meteoroloji'nin uyarıları doğru çıktı... C.tesi sabahı hafiften şiddetlenen Lodos, akşamüstüne doğru iyice arttı. Gece ve Pazar günü çok etkili oldu. 5 yılımızı doldurduğumuz Pendik-Marintürk marinada ilk defa böyle görüntüler ile karşılaştık. Dalgalar mendireği aşarak araçlarımızı park ettiğimiz alana taş ve küçük kayalar bırakmıştı.

 
 
Güvenlik nedeniyle marina yönetimi doğru bir karar ile bu alana araç ile geçişi kapattı, park yerinden herkes araçlarını çıkarttı. Ne kadar isabetli bir karar olduğu yukardaki resimden belli. Marina'nın yönetim ofisinin olduğu binanın önü de farklı değildi.


Suların yükselmesi nedeniyle de marinanın iç tarafından biraz moloz ve su gelmişti. Marinanın iç tarafında pontonlara bakan kıyıdaki kayalar tamamen su altında kalmış, yol kenarındaki çiçekliklere kadar su yükselmişti. Neyseki pontonlar yüzen tip olduğundan tekneler ile beraber yükselmiş ve sıkıntı yaratmamıştı.



Teknenin kıç tarafı iki halat ile bağlı olduğundan sıkıntı yoktu. Ayrıca emniyet halatları da vardı. Ama baş taraf sadece iskele tarafından tonoza bağlıydı ve iskeleden basan hava zaman zaman başın gezmesine neden oluyordu. Hemen tonozun da bağlı olduğu iskele tarafındaki koç boynuzundan pontona bir açmaz halatı çekip iyive bağladık. böylece başın gezinmesi azaldı. İçimiz de rahatladı. Lodos ile gelen toz teknenin üzerini kaplamıştı ama bu haftasonu temizlik gereksiz. Artık haftaya iyi bir duş gerekecek tekne için.
Öğleden sonra rüzgar hafiflemeye başladı. Ama hala deniz kabarık. Marinanın içini temizlemek biraz zaman alacağa benziyor.

1 Aralık 2014 Pazartesi

GÜNEŞ ENERJİLİ FAN- FİNAL

İşin sonuna geldik. Hem daha iyi bir performans hem de "çalışıyor mu, çalışmıyor mu, şarj ediyor mu..." gibi işlerle uğraşmamak için fan'ı 12V ile çalışacak hale getirmeye karar verdik. Havalandırma deliğinin iç çapı 8,5 cm, buna uygun kare fan 6 cm olmalı diye yola çıkıp Karaköy'den 12V ile çalışan ve çok düşük akım çeken (0,1A bile değil) bir PC işlemcisi soğutucu fan'ı aldık. Yüksekliği de 1 cm.

 
6 cm'lik fan, korumasına monte edilmiş halde
 
Havalandırma deliği

Fan oldukça güçlü, BORAL'ın kamarası da küçük hacimli olduğu için yeterli havalandırma sağlayacaktır. Zaten eski 2,4V ile çalışan motora göre 12V'lukmotoru ile çok hızlı dönüyor, sesi de çok az. Şimdi, tavana 12V çekmek gerekli. Hemen yakınında tavan aydınlatması var ama oradan almak istemiyoruz çünkü çalışması için kontrol panelinde iç aydınlatmayı sağlayan anahtarı sürekli açık bırakmak lazım. Onun yerine, iskele kanepesinin baş kamara ile birleştiği yere önceden yaptığımız 12V'luk prizi kullanacağız.

Kanepenin altındaki 12V priz
 
Tavan döşemesinin altından çekilen kablo

Tavan döşemelerinin vidalarını açıp kabloyu geçirdik. Televizyonun yanından daha önce TV enerji ve anten kablolarını geçirdiğimiz kablo kanalından aşağıya kadar indirdik. Uzaktan bakınca hiç görünmüyor. Resimdeki sigorta ve prizlerin yanından 12V prizine bağladık. Bunun için de aşağıdaki resimdeki gibi ayarlı bir 12V soket kullandık. Bu zaten elimizde mevcuttu. Çok eskiden bir nedenle almışız, burada işe yaradı..!

DC-to-DC çevirici     
 
 
 Güneş enerjili fan pervanesi sökülmeden önce

Bu soket bir DC-to-DC çevirici olarak çalışıp üzerindeki anahtar yardımıyla 12V'u 9, 7.5, 6, 4.5 V kademelerine indirebiliyor. Şimdilik fan'ı 9V ile çalıştırıyoruz. Soket 800 mA'e kadar akım verebiliyor ama zaten bizim fan 100 mA bile çekmiyor. Çalıştırdıktan sonra bir kaç saat bekleyip ısınıp ısınmadığını kontrol ettik. Hiç bir sorun yok, o kadar küçük akıma pek aldırış etmedi alet..! Bize ise fan hızını ayarlama imkanı vermiş oldu.
Sistemi yerine takmadan, güneş enerjili fan'ın pervanesini söktük, artık gerek yoktu. Bir sonrasında içindeki pilleri de çıkartıp pasif şekilde durmasını sağlayacağız.

Tavandaki yerine monte edilmiş halde yeni havalandırmamız

Böylece teknenin içinin havalandırması maceramız da mutlu sona erdi. Özellikle kışın rutubetin bertaraf edilmesi için bu sirkülasyonun gerçekten çok faydası var. Şiddetle tavsiye edilir.

10 Kasım 2014 Pazartesi

GÜNEŞ ENERJİLİ FAN SUSTU..! (2)

Denemeler gösterdi ki, sistem pillerin şarjı için gerekli gerilimi üretemiyor. Devredeki diyot yüzünden şarjlı piller seri bağlı oldukları için yeterli gerilimi alamıyor dolayısıyla şarj başlamıyor. Gündüz fan, panellerin ürettiği akım ile dönüyor ama akşam bir süre sonra (15-20 dk.) susuyor.
Şimdi ne yapmalı?. 4 panel var demiştik, 2'li olarak önce seri sonra paralel bağlı. İlk olarak diyot'u devreden çıkarıp gerilimi arttıracağız. Akşam biraz paneller üzerinden desarja izin vereceğiz. Olursa mesele yok, devam. Olmazsa başka şey düşüneceğiz.

23 Ekim 2014 Perşembe

GÜNEŞ ENERJİLİ FAN SUSTU..!

Tekneyi aldığımızda, ilk satın alıp monte ettiğimiz ve o zamandan beri küçük müdahaleler ile çalışmaya devam eden fan sonunda sustu. Bu küçük alet yıllardır, yaz-kış, gece-gündüz çalıştı ve tekne kapalıyken içerideki hava sirkülasyonunu sağladı ve nemlenmeyi azaltarak teknenin kapalı kaldığı zamanlarda kokmamasına yardımcı oldu. O nedenle çok faydalı bir detay. Daha önce sabit bir kapaktan pasif havalandırma yapılmaya çalışılıyordu. Bu aletle aktif bir havalandırma sağlandı.
Ancak o kadar basit ve ucuz yapılıp o kadar pahalıya satılıyor ki insan bu kar marjına hayret ediyor. Biz 250TL civarında bir fiyata almıştık, şimdilerde sanırım 350TL civarında..! Her şeyi ile beraber maliyetinin 30-40 TL'yi geçmeyeceğine eminim. Neyse, geçen yıl motoru arızalandı, sistemin içinde güneş panelleri tarafından şarj edilen orta boy (C) 2500mA'lik bir pil var. Gerilimi 1,2V. Bu gün boyu şarj olup gece de pil desteği ile 24 saat motoru döndürüyordu. Piyasada, 1,2V gerilim ile yeterli dönme hızını yakalayacak motor bulmak çok zor. Güç bela bir tane bulduk ama bu da yaklaşık 3V'luk ve 1,2V ile biraz yavaş dönüyor. Razı olduk, ayrıca pil kapasitesini 4500mA'e çıkarttık.

Fan'ın üstten görünümü.

Böylece daha yavaş ama bizi idare edecek kadar dönmeye devam etti. Zaten BORAL'ın iç hacmi de küçük olduğundan bu sirkülasyon yetiyordu. Artık paneller pili doldurmamaya başladı. Söküp içini açtığımızda panellerin zamanla bisküvi gibi eridiğini gördük. Bu resimdeki pürüzlü plastiğin altında ne şekilde bağlandığını çözemediğimiz 4 adet panel var. Bu paneller piyasada var. 5x5 cm'lik 1,5V-250 mA'lik paneller.

1,5V-250mA, 5x5 cm mini panel

Biz Karaköy'den aldık, tanesi 5TL. Ancak bu sefer motorun dönüş hızını arttırmayı hedeflediğimizden 2 panel aldık ve seri bağlayarak 3V-250mA'lik şarj devresi kurduk. 2 adet şarjlı pili de (test için kalem pil, AA-2700mA'lik) bir 2'li pil yatağına takarak sisteme yerleştirdik. Eski düzenekte olmayan ama gece pillerin paneller üzerinden boşalmasını önlemeye yarayan bir de diyot ekledik. Pillerin şarjı için diyot çıkışında yaklaşık kendi gerilimlerine eşdeğer bir gerilim elde ettik (2,4V). Bu tabii biraz riskli, panel yeterince ışık almadığında ürettiği gerilim çok düşük kalıyor ve şarj hiç bir şekilde başlamıyor. Bir-iki haftalık deneme sonrası pillerin yeterince şarj olamadıkları için boşaldıklarını ve fan'ın çalışmasının durduğunu gördük.  
Çözüm olarak yapılabilecek bir kaç şey var; ilk olarak 2 panel daha alıp bunları da önce seri sonrada mevcut sisteme paralel bağlayıp şarj akımını 500mA'e çıkartabiliriz. 4 panellik yer şeffaf plastiğin altında mevcut ve hatta eski düzende 4 adet panel vardı. Ayrıca mevcut 4500mA'lik pilden bir tane daha alıp bu ikisini seri bağlayıp test yapısındaki AA kalem piller yerine koyup kapasiteyi arttırmak. Bu yöntemler olmazsa daha karmaşık çözümlere doğru gideceğiz ama bu fan'dan asla vazgeçmeyeceğiz çünkü teknenin rutubetsiz olmasında en büyük pay onun.